Ücretsiz Ajax Uygulamaları Ve Örnekleri

July 21, 2007

Derli toplu işleri seviyorum. O yüzden daha önce onlarca kez verilen bazı siteleri toplu şekilde tekrar vermeyi seviyorum. Hatta daha sonra güncelleme yaptığım bile oluyor bazen. Bu bildiri de onlardan biri. Altta adresini verdiğim sitelerde ajax ile hazırlanmış sürüsüyle örnek var. Sitenizin işlevselliğini ve görselliğini arttırmak için birebir. Ben kullanmıyorum henüz ancak blog işini ilerletenlere faydası dokunacaktır sanırım.

Gerekli Şeyler: Power Off

Power Off uzun zamandır kullandığım oldukça kullanışlı küçük bir yazılım. Temel özelliği bilgisayarı istediğiniz saate kapatabilmesi. İsterseniz gününü bile ayarlayabiliyorsunuz. Kapatılırken herhangi bir programın çalışması hiç sorun yaratmıyor. Program aynı şekilde ağınızda bağlı olduğunuz ve yönetme hakkına sahip olduğunuz diğer bilgisayarlara komut vermenize de izin veriyor. Power Off’un ayrıca bilgisayarı açabiliyor, ekranı veya bilgisayarı kilitliyor ve bekleme moduna alma gibi özellikleri de bulunuyor. İndir…

Fotoğraflarla Nostalji

Nostalji’nin modası hiç geçmez. Bence de böyle olması iyi oluyor. 100 yıllık blog sloganıyla yayın yapan Shorpy isimli blog nostaljiyi yayınladığı fotoğraflarla yaşatıyor. Yüzyılın başlarında çekilmiş siyah-beyaz fotoğrafların yayınlandığı sitede tüm dünyadan fotoğraflarla eski günlük hayatın kesitini görmek gerçek nostalji yaşatıyor. Aziz İstanbul isimli site ise bir blog değil ama konsept olarak aynı içeriğe sahip. Adından da anlaşılacağı gibi konusu İstanbul. Osmanlı’nın son dönemleri ve Cumhuriyet’in ilk yıllarında İstanbul’u merak edenler mutlaka göz atsın derim.

Gezi: Sharm El Sheikh

Uzun zamandır gezi yazıları yazmak istiyordum. Ancak bir türlü başlayamadım. İlk yazımı geçtiğimiz yıl görme şansım olan Mısır’ın Sharm El Sheikh şehri olsun istedim.

Palmiyeler

Öncelikle iki kıta arasında yolculuk yapıldığı düşünülürse uçuş süresi şaşırtıcı bir biçimde kısa sürüyor. İstanbul’dan havalandıktan sadece bir buçuk saat kadar sonra Sharm’a inmiştik bile. Ancak asıl sürpriz toprağa ayak bastıktan sonra gerçekleşti. Yüze çarpan sıcak hava beklediğim birşeydi ancak içimde küçük bir mutluluk dalgası yaratan o kokuyu kesinlikle beklemiyordum. Sonradan öğrendiğim ve test ettiğim bu koku nargilelerden geliyordu.

Günün Sonu

Hava alanından şehre ulaşmak biraz zaman alıyor. Ancak etrafı seyrederken yarım saatlık yolculuk hemen bitmesini biliyor. Sharm’ın gerçek yüzünü sabah daha iyi fark ediyorsunuz. Şehir aslında sadece otellerden kurulu. Dünyanın neredeyse tüm büyük, ünlü otel zincirinin burada şubeleri bulunuyor. Şehrin merkezi ise birkaç geniş caddeden oluşmasına rağmen burada yeme, içme, eğlenme ve alışveriş namına herşeyi bulmanız mümkün. Sharm’da gündüzleri yapılacak fazla birşey yok aslında. Herkesin yaptığını, yani denize girmekten başka. Tabii önce tümü şehir merkezinde olan plajlara ulaşmanız gerekiyor. Bazı şanslı otellerin kendi plajları da bulunuyor, diğerleri ise her yarım saate bir kaldırdıkları araçlarla müşterilerini merkezdeki plajlarına taşıyor.

Şehirde Gece

Şehirde hayat asıl gece başlıyor diyebiliriz. Akşam saat sekizden sonra Naama Bay isimli şehir merkezinin caddelerinin her yeri insanla doluyor ve sabahın ilk ışıklarına kadar da boşalmıyor. Pasha ve Hard Rock Cafe gibi dünyaca ünlü mekanlar burada da çok tutuluyor. Tabii buralarda eğlenebilmek için biraz da paranız olması gerekiyor. Ziraa girişler biraz pahalı.

Çöl

Sharm El Sheikh aslında oldukça yeni bir şehir. Kurulalı sadece 40 yıl kadar olmuş. Burayı keşfeden İtalyanların ağırlığını zaten şehri gezerken hemen hissediyorsunuz. İtalyanca neredeyse ikinci dil olmuş, keza tabelalar ve yemekler de öyle. Zaten Sharm da bildiğiniz Mısır şehirlerine benzemiyor. Burada piramit veya Arap kültürüne dair birşey görmeniz çok zor. Tam bir Avrupa şehri görünümünde çünkü. Burada konuştuğumuz tüm Mısırlılar ise Sharma’a çalışmaya gelmişler. Burada Arap Yarımadasında olduğunuzu hatırlatacak tek şey çöl olacaktır. Şahsen çölde atv araçlarıyla akşamüzeri yaptığımız safarinin çok zevkli geçtiğini söyleyebilirim. Yalnız bu etkinliğe katılacaksanız mutlaka gözlerinizi ve ağzınızı koruyacak birşeyleri de yanınıza alın. Çünkü her yer toz. Sharm’ın asıl ünü dünyanın en güzel dalış yerlerinden biri olmasından dolayı geliyor. Kızıldeniz’in çok güzel bir sahilinde kurulu olması buraya büyülü bir güzellik katıyor. Özellikle Ras Mohammed Su Altı Milli Parkı görülmeye değer bir yer. Yüzlerce, abartmak gerekirse binlerce büyük-küçük farklı çeşitte balık suya girer girmez etrafınızı sarıyor. Tabii benim gibi yüzme bilmeyenler için bu bir tür işkenceye dönüşüyor. Tek tesellim tabanı kalın cam ile kaplı "glassboat"lar sayesinde denizin altındaki hayatı ve muhteşem mercanları görmüş olmam oldu. Tabii dalgıçlığı iyi bilenlerin ve döndükten sonra köpekbalığı gördüklerini söylemeleri (Kızıldeniz’in köpekbalıklarının ana yurdu olduğunu okumuştum bir yerlerde) kıskançlığımı hiç azaltmadı. Mercan demişken bir uyarı yapmak gerekiyor. Sakın koparayım demeyin. Başınız kanunlarla çok ciddi derde girebilir. Tabii sağlığınız için her balığa da dokunmamanızı tavsiye ederim. Sonuç olarak Sharm El Sheikh’i sevdim ancak tekrar gitme imkanım olursa kesinlikle önce yüzmeyi öğrenmem gerekecek.

İpuçları:
Taksiler pazarlık usulü çalışıyor. Yemeklerin tadı ise biraz tuzlu. En azından benim damak tadıma göre öyleydi. Satıcılara da çok prim vermeyin. Israrcılar. Bir de çöle çıkarsanız Bedevi çayını mutlaka deneyin. Muhteşem bir lezzet.

Gerekli Şeyler: Foxit Reader

July 10, 2007

Adobe’nin PDF okuyucusunu yıllarca kullanmıştım. Ancak özellikle yavaş bilgisayarda kullanırken nasıl bir işkenceye dönüştüğünü anlatmam gereksiz sanırım. Hepinizin bunları yaşadığını düşünüyorum. Neyseki Foxit Reader yazılımını keşfettim. Küçük boyutlu, kurulum gerektirmeyen, zengin dil desteği olan, eklentilerle zenginleştirilebilen ve en önemlisi sorunsuz. Denenmiş ve onaylanmıştır. Kesinlikle önerilir. İndir