Boş Zamanı Bol Olanlar İçin Flash Oyunları

June 14, 2009

Özellikle bilgisayarımda oyun oynama gibi alışkanlığım hiç olmamasına rağmen, flash tabanlı oyunları sevdiğimi söyleyebilirim. Özellikle iş yerindeyken bu tarz küçük oyunları birkaç dakikalığına dahi olsa oynamak ruhumu rahatlatıyor diyebilirim. Tabii derya deniz olan internet ağlarında sizi sarıp sarmalayacak bir oyun bulmak bazen dert olabiliyor. Bu noktada, inanılmaz sayılara ulaşan bu oyunları derleyip toplayan siteler devreye giriyor.

İçindeki oyun sayısı 20 bine ulaşan kongregate.com özellikle neredeyse net üzerindeki tüm flash oyunlara ulaşmak için tek tercih olacak kadar güzel bir site. Site ayrıca, diğer kullanıcılar ile sohbet etme ve onlarla liderlik yarışına girmenizi sağlıyor. Oynadığınız oyunların zorluk derecesine göre size verilen puanlar sayesinde rütbeniz yükseliyor. Bunun karşılığında ise sadece eğleniyorsunuz.  

Kısa süreli oyunlar için tercih edilebilecek bir başka site ise heyzap.com. Sitede oynanabilecek olan oyun sayısı sürekli artıyor. Sitenin asıl amacı buraya eklenen oyunları verilen kodlar sayesinde sitenize entegre etmek olsa da, burada kendinizi kaybetmeniz büyük bir ihtimal. Aman dikkatli olun. 

 

Sokaktaki Sesler

May 29, 2009

Sokak müzisyenlerini hep sevmişimdir. Yaptığım gezilerde karşıma çıktıkları zaman mutlaka durup biraz da olsa dinlerim. Alttaki videoyu görür görmez, “Bunu herkes görmeli” dedim kendime. Bu bir belgeselin bölümlerinden biri. Yapımcısı tüm dünyatı dolaşmış ve sokak şarkıcılarına, müzisyenlere belirli şarkılar söyletmiş. Daha sonra bunları bir bütün haline getirmiş. Ortaya çıkan sonuç: Muhteşem… Video aslında oldukça popüler internet ortamında. Onu yeni keşfetmiş olmam tamamen benim ayıbım. Hala duymayan var ise dinlesin lütfen. Pişman olmayacağınızı düşünüyorum. Diğer şarkıları merak edenleri ise buraya alalım.


Gerekli Şeyler: CintaNotes

April 28, 2009

Kağıt, kalem hala işe yarasa da bazen ihtiyacınızı tam o anda karşılayamayabiliyorlar. CintaNotes kurulumsuz küçücük bir not defteri bir bakıma. Kullanımı inanılmaz kolay. Örneğin gezidğiniz bir sitede bir yazıyı arşivlemek istiyorsunuz. Program açık olmak şartıyla, yazıyı seçin ve atadığınız kısayolu klaviyede tuşlayın. Seçtiğiniz yazı böylece CintaNotes’e taşınmış olacak. Üstelik yazıyla birlikte geldiği sitenin linki de programa eklenmiş oluyor. Programın renklerini zevkinize göre değiştirebiliyorsunuz ve eklediğiniz yazıları istediğiniz zaman editleyebiliyorsunuz. Ancak asıl önemli olan arşivlediğiniz yazıları .txt veya .xml formatında dışarıya aktarabilmeniz. 

Oyuncak Hikayesi

Eskiler her zaman değerli olmuştur. Anısı olduğu için mi, yoksa başka bir sebepten dolayı mı bilemiyorum. Ancak pek çok eşyamız; zamanla işlevlerinini yitirse bile ısrarla saklanır. Geçtiğimiz günlerde evde yaptığım bir keşif sonucu, gizli kalmış hazinelerimi yeniden hatırlamış oldum. Onlar yıllar önce unuttuğum ve elime her aldığımda birçok anımı canlandıran eski oyncaklarımdı. Geriye pek fazla birşey kalmamış olsa da onları yeniden elime almak; itiraf edeyim, güzeldi. Eskilerin hatrına biraz oyuncaklardan bahsetmek istiyorum…

GEÇMİŞTEN ESİNLENDİLER

Benim hiç Yo Yo‘m olmadı aslında. emoticon Ancak bu "şey" günümüzde bile hala oldukça popüler bir oyuncak. Kendi alanında, çağımızın da ilk süperstarlarından birisi Yo Yo. Kaynaklara göre 1929 yılında ticari olarak satışa sunulan bu oyuncağın geçmişi, aslında çok eski çağlara kadar uzanıyormuş. Bu oyuncağın birçok farklı çeşidi var ve onunla ilgili çok değişik oynama teknikleri geliştirilmiş. Bu işin profesyonelce yapanları bile var. Öyle ki onunla tüm dünyada yarışmaları bile düzenleniyor.

BİLİME HİZMET ETTİLER

1940′lı yılların popüler oyuncaklarından biri ise Slinky adındaki gerçekten de ne işe yaradığını bilmediğim nesne var. Tabii ki bu durum oyuncağın ortaya çıktıktan sonra, tüm dünyada 60 yılda 300 milyon adet sattığı gerçeğini değiştirmiyor. Çocukluğumda, Slinky benim için sadece ilk hareketi yaptıktan sonra, merdivenlerden çok güzel yuvarlan renkli bir nesne. Ancak Slinky, aslında oldukça bilimsel bir oyuncakmış. Sadece işleyiş yapısı ve tasarım şekli ile değil, inernetteki bilgilere göre, Slinky pek çok bilimsel deneyde de kullanılmış zamanında.

KİTLESEL ÇILGINLIK

Oyuncakların altın çağı olarak ise 1950′ler kabul ediliyor. Oyun hamuru Play Doh, plajların vazgeçilmez vakit geçirgeçi "uçan disk" Frisbee ve zamanında tam bir çılgınlık halini alan Hula Hoop savaş sonrası yılların en popüler oyuncakları arasında yer alıyor. Bu oyuncak patlamasında, 2′nci Dünya Savaşı sonrası yaşanan zor yılların büyük payı var kuşkusuz. Canlanan ekonomik hayat ve yeniden inşaa edilen ülkeler oyuncak çeşitliliğine de önemli katkılar yapmış sanırım. Tabii bugün işlevleri değişti diyebiliriz. Sokakta Hula Hoop çeviren kız çocukları pek göremezsiniz. Eskilerin oyuncağı bugünlerde zayıflamak isteyen hanımlara hizmet ediyor.

POPÜLER KÜLTÜRE KATKI

Oyuncaklar da zamanla kaçınılmaz bir şekilde değişime uğradı. Örneğin 50′lerde ortaya çıkan ve 60′lı yıllarad patlayan Lego markasının geliştirdiği birbirine geçmeli plastik tuğlaları çocuklara yaratıcılıklarını geliştirme fırsatı sunmuş. 25 yıl kadar önce, Lego ile inşaa ettiğim küçük ölçekli şehirleri hala hatırlıyorum. Lego günümüzde sadece bir marka ismi değil artık. O popüler kültürün parçalarından biri olmuş durumda. Lego kullanılarak çevirilen ilginç filmleri veya yapılan sanat eserlerini hatırlatmam yeterli olur sanırım.

BİLMECEYİ ÇÖZER MİSİN?

Lego kadar çok sevdiğim ve 25 yıldır hala oynadığım tek oyuncağım olan Rubik Küpü ise 1970′lerin ortasında ortaya çıkan ve 1980′lerde tüm dünyayı etkisi altına alan bir şaheser benim için. Tek bir çözüm yolu olmayan bu oyuncağı bir ömür boyu çözebileceğime inanmıyorum açıkçası. Bu "icat" yeni bir bakış açısı da geirdi oyuncaklar alemine; büyükler de artık oyun oynayabilirdi. Rubik Küpünden sonra zeka oyunları pek bir popüler oldu.

VE TEKNOLOJİ GELDİ

1980′li yıllar oyuncakların yapısını da değiştirmeye başladı. Önce Atari ile elektronik hayatımıza girdi. Sonra Rusya’dan dünyaya yayılan Tetris ortaya çıktı. Onu "sanal hayvancıklar" Tamagotchi‘ler takip etti. Hala otobüste, sokakta Tetris’i elinden düşürmeyen insanları hatırlıyorum. İtiraf edeyim, eski Tetris’imi bulduğumdan beri birkaç gündür onu elimden düşürmüyorum.

BİR ZAMANLAR…

Günümüzde çocuklar artık pek Kızma Birader oynamıyor. En azından benim çevremde bu durum böyle. Bir zamanlar, bir yerlerde "bilgisayar yaygınlaştıktan sonra sokakta oynayan çocuk sayısının çok azaldığı ve eski geleneksel oyuncakların ve oyunların kaybolmaya başladığını" okumuştum. Elbette bu çok aykırı bir durum değil. Bugünün çocuklarının da yıllar sonra hatıralarını canlandıracak oyuncakları olacaktır tabii ki. Peki siz eski oyuncaklarınızı hatırlıyor musunuz?

Panorama Fotoğrafçılığı

March 24, 2009

Panoramik fotoğrafları izlemek her zaman farklı bir şeyler hissetirmiştir bana. Yakalanan bakış açısı ile görülenler bir bakıma istemsiz bir "oha" denilen anlar yaratıyor izleyende. Hani bir uçaktayken pencereden görülenler veya bir uçurumun kenarında dikkatlice aşağıya bakınca hissedilen o kıpırtı gibi bir duygu. Neyse fazla uzatmayalım. Panoramik fotoğraf sevenler için güzel bir site bulmuştum ve paylaşayım dedim.